Oyuncakların fantastik dünyasına yolculuk!

Eyüp Oyuncakçılığı: Bir Semtin Adı Oyuncağa Dönüşünce

Bazı oyuncaklar bir markanın değil, bir semtin adını taşır. Eyüp oyuncakları bunun İstanbul’daki en tanınan örneklerindendir. Osmanlı döneminde Eyüp’ün bir oyuncak üretim merkezi olması, burada yapılan oyuncakların semtin adıyla anılmasını sağlamıştır.

Balat Oyuncak Müzesi’ndeki bu vitrin; renkli ahşap düzenekler, küçük dönme dolap, tekerlekli oyuncaklar, topaçlar ve ses çıkaran nesneler üzerinden geleneksel oyun kültürünü hatırlatır. Burada ilgi çekici olan, bir oyuncağın yalnızca görünüşü değil, nasıl hareket ve ses üretebildiğidir.

Türkçe · English — Eyüp Toymaking

Bir üretim merkezinin adı nasıl oyuncak adı oldu?

İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Osmanlı İstanbul’unda Eyüp’ün oyuncak üretim merkezi olduğunu belirtir. “Eyüp oyuncağı” adı, bu nedenle tek bir nesne biçimini değil, bir yerde gelişen üretim kültürünü anlatır.

Vitrine bu gözle bakıldığında birbirinden farklı oyuncaklar aynı hikâyenin parçaları hâline gelir. Bir dönme dolap, küçük bir beşik ve bir ses oyuncağı görünüşte farklıdır; ancak hepsi gündelik malzemeleri oyun fikrine dönüştüren ustalıkla ilişkilidir.

2017: Yapım bilgisinin de miras olarak tanınması

“Eyüp Oyuncakları Yapımcılığı”, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün ulusal envanter listesinde 2017 yılıyla yer alır. Bu kayıt, somut olmayan kültürel miras kapsamında yalnızca elde tutulan oyuncağa değil, onu yapma bilgisine de dikkat çeker.

Bir oyuncağın korunması ile yapım geleneğinin yaşaması birbirini tamamlar. Nesne vitrinde saklanabilir; yapım bilgisi ise kesme, birleştirme, boyama ve hareket verme gibi becerilerin aktarılmasıyla devam eder. Koleksiyon, bu görünmeyen emeği düşünmek için de bir başlangıçtır.

Küçük bir dönme dolapta büyük bir hareket fikri

Vitrinin merkezindeki ahşap dönme dolap, kırmızı kolları ve yeşil oturma bölümleriyle dikkat çeker. Dönüş ekseni, aynı merkez çevresinde yer alan parçaları ortak bir hareket fikrinde birleştirir. Renkler de yapının farklı bölümlerini kolayca ayırt etmemizi sağlar.

Bu oyuncak türü, büyük bir eğlence düzenini küçük ölçekte yeniden kurar. Minyatürün çekiciliği yalnızca küçüklüğünden gelmez: Tanıdık bir hareketin basit ve görülebilir bir yapıya dönüşmesi de merak uyandırır.

Eyüp oyuncakları yalnızca seyredilmek için değildi

Resmî tanıtımda bülbül testi, çınçın araba, fırıldak, tef, dümbelek ve ahşap dönme dolap gibi farklı örnekler sıralanır. Bu çeşitlilik, gelenekte sesin ve hareketin en az renk kadar önemli olduğunu gösterir.

Vitrindeki saplı ritim oyuncağının iki yanındaki küçük parçalar, ses üretme fikrini görünür kılar. İpler, tekerlekler ve birbirine bağlı ahşap kollar da oyuncakların hareketi nasıl aktarabildiğini incelemeyi sağlar. Pil veya ekran olmadan kurulabilen küçük etkileşimler, bu dünyanın karakteristik yanıdır.

Küçük ev eşyaları da oyun dünyasına katılıyordu

Tahta sandalyeler, beşikler ve tel dolaplar, Eyüp oyuncakları arasında anılan gündelik hayat örnekleridir. Çocukların çevrelerinde gördükleri eşya biçimleri, küçültülerek oyun nesnesine dönüştürülüyordu.

Bir minyatür sandalye ya da küçük araba, tanıdık bir yaşam parçasını çocuğun hayalinde başka bir sahneye taşıyabilir. Bu nedenle geleneksel oyuncaklar, büyük gösteriler kadar evin ve sokağın ayrıntılarını da anlatır.

Ustalık, hareketli hikâyelerle yaşamaya devam eder

Kültür ve Turizm Bakanlığının geleneksel ahşap oyuncak ustası Ali Akbey’e ilişkin kaydı, Eyüp oyuncakçılığının yaşayan aktarımına bir örnek sunar. Canbaz, şehzade oyuncağı, Hacivat-Karagöz, topaç ve davul gibi türleri üretmesi; oyuncak ile hikâye anlatımı arasındaki bağı gösterir.

Burada amaç, vitrindeki her parçayı aynı ustaya veya aynı tarihe bağlamak değildir. El işi bir geleneğin farklı örneklerini; biçimleri, mekanizmaları ve oyun fikirleri üzerinden tanımaktır. Aynı vitrindeki iç içe bebekler gibi başka oyuncak geleneklerine ait parçalar da Eyüp oyuncakçılığıyla karıştırılmadan değerlendirilmelidir.

Keşfe oyuncak koleksiyonları, oyuncak dikiş makineleri ve Osmanlı Dönemi figürleri ile devam edebilirsiniz.


Eyüp Toymaking: When a Neighbourhood Gives Toys Their Name

Eyüp toys take their name from an Istanbul neighbourhood that became a centre of toy production during the Ottoman period. The name describes a local craft tradition rather than a single toy design.

Balat Toy Museum’s display explores this world through colourful wooden mechanisms, a miniature Ferris wheel, wheeled objects, spinning tops and sound-making toys.

Making skills are part of the heritage

The Istanbul Provincial Directorate of Culture and Tourism lists “Eyüp Toymaking” in the national intangible cultural heritage inventory with the year 2017. The craft includes knowledge passed on through making, assembling and decorating toys, as well as the finished objects.

A miniature world of movement

The display’s wooden Ferris wheel has red arms and green seating compartments. Its central axis makes the idea of rotation easy to see. Linked wooden parts, wheels and strings show how a small object can suggest a larger movement.

Sound belongs to the story

Official descriptions include bird-whistle jugs, rattling carts, spinning toys, tambourines and small drums. Traditional play was not only visual: movement and sound were central to many designs.

Everyday life in miniature

Small chairs, cradles and cupboards also belong to the tradition’s documented range. Familiar domestic forms became objects for imaginative play.

A living craft

The Ministry of Culture and Tourism’s record of wooden-toy maker Ali Akbey describes moving toys and traditional forms including acrobats, spinning tops and drums. This illustrates continuing craft knowledge; it does not attribute the display’s objects to a particular maker.

Other traditions represented nearby, such as nesting dolls, should be distinguished from Eyüp toymaking. Explore more through our toy collections guide.

Kaynaklar / Sources